GELİBOLU VİLAYETİNDE MÜBADELE VE MÜBADELE SIRASINDA YAŞANANLAR
Journal Title: Tarih ve Günce - Year 2018, Vol 1, Issue 2
Abstract
Gelibolu, 1914 yılında Edirne Vilayeti’ne bağlı sancak merkeziydi. Gelibo-lu Sancağı’na bağlı kazalar; Gelibolu merkez, Keşan, İpsala, Şarköy, Ecea-bat ve İnöz (Enez)’di. Balkan Savaşları sırasında Edirne’nin ve Gelibolu yarımadası hariç tüm Trakya topraklarının kaybedilmesi üzerine Gelibolu kısa bir süre Tekfurdağı Sancağı’na bağlandı. Ancak Edirne’nin geri alın-ması üzerine, Osmanlı Dâhiliye Nezareti, 6 Ağustos 1913 tarihli kararıyla Gelibolu Sancağı’nı tekrar Edirne Vilayeti’ne bağladı. 1914 yılında Gelibo-lu Sancağı’nın genel nüfusuna bakıldığında nüfusun 1/3’i Müslüman 2/3’i Gayrimüslim olduğu görülmektedir. Çanakkale Savaşları’nın başlaması ile bölgenin önemli bir kısmı savaş böl-gesinin içerisinde kaldı. Bu sırada bölgede yaşayan bazı Rumların Osmanlı Devleti’nin savaştığı güçlere yardım ettiği tespit edildiğinden Rumların 15.423’ü başka bölgelere nakledildi. 11.238 Rum ise Yunanistan’a firar etti. 30 Ekim 1918 tarihinde Mondros Ateşkes Antlaşması imzalandıktan sonra İtilaf Devletleri Çanakkale Boğazı’nı ve Gelibolu Yarımadası’nı işgal etti-ler. Fransızlar Gelibolu yarımadasında 3.000 ve İngilizler de Çanakkale bölgesine 4.000 kişilik bir kuvvet çıkararak bölgeyi denetim altına almaya çalıştılar. Bir İngiliz Albay’ın idaresinde oluşturulan komisyon bölgeyi yö-netmeye başladı. Paris Barış Görüşmelerinin başlamasıyla birlikte Yunanlı-ların denizden Rumları tekneler ve gemilerle Çanakkale, Ayvacık ve Geli-bolu sahillerine getirdikleri ve Rum göçmenleri bölgeye yerleştirdikleri gö-rüldü. Amaç nüfus yapısını değiştirerek bölgeyi ilhak etmekti. İzmir’in işgalinden sonra gelişen olaylar sonucunda 22 Haziran 1920 tari-hinden itibaren Yunanlıların saldırıları karşısında Çanakkale hariç olmak üzere bölgedeki yerleşim birimleri Yunanlıların işgaline uğradı. Gelibolu yarımadasında ise Beyaz Ruslar Fransızlar tarafında getirilerek yerleştiril-di. Beyaz Ruslar onüç ay burada kaldılar. Mustafa Kemal Paşa önderliğinde başlayan Kurtuluş Savaşı sonucunda 1922 yılı Eylül ayında bölge Yunan işgalinden kurtarıldı. Sadece Boğazlar Bölgesi olarak tanımlanan saha İngilizlerin denetiminde kaldı. İngilizler kesin barış antlaşması yapıldığında bölgeyi boşaltmayı kabul ettiler. Lozan Antlaşması’nın onaylanmasından sonra Çanakkale ve Gelibolu Yarımada-sı da Türkiye Büyük Millet Meclisi Hükümeti yetkililerine teslim edildi. Lozan Konferansı sırasında 30 Ocak 1923 tarihinde imzalanan protokol gereği 1923 yılı Kasım’ında Yunanistan’la mübadele yapılmaya başlandı. Çanakkale’de bulunan yaklaşık yirmiikibin Rum buradan ayrıldı. Bu Rum-ların onbini daha 1922 yılı Eylül ayının 25’inden önce Gelibolu’dan Gök-çeada’ya geçtiler. Daha sonra buradan Yunanistan gittiler. Mübadelenin başlamasıyla birlikte Çanakkale ve Gelibolu’ya da mübadiller getirildi. Bu-raya getirilen mübadillerin hemen üretici duruma getirilmesi için büyük çaba sarf edildi. Yıllardır devam eden savaş ve işgal nedeniyle Gelibolu’da insan ve iş gücüne ihtiyaç bulunmaktaydı. Mübadele ile Gelibolu vilaye-tinde iskân edilen mübadiller bir taraftan yeni geldikleri bu topraklara adapte olmaya çalışırken diğer taraftan da özellikle sıtma ile de mücadele etmek zorunda kaldılar. Bu bildiri de Arşiv belgelerine dayanarak 20.yüzyılın başında peşpeşe sa-vaş, hastalıklar ve göçlerle karşı karşıya kalan bölgedeki değişim, mübade-le ana ekseninde ele alınacak ve nüfustaki değişimin toplumsal yaşama yansımalarına da değinilecektir.
19 MAYIS’IN 100. YILINDA ATATÜRK’E VE TÜRK DEVRİMİ’NE NASIL BAKMALIYIZ?
Atatürk 19 Mayıs 1919 günü Samsun'da Anadolu topraklarına ayak bastı. Aradan yüz yıl geçti. Yüz yıl, önemli bir zaman aralığıdır. Bugünden geçmişe bakarak, Türk Devrimi'nin genel bir değerlendirmesi yapılmalıdır. Yüz yıl...
JEWISH MIGRATION FROM TURKEY TO ISRAEL AFTER THE FOUNDATION OF ISRAEL
From Turkey to Israel after the foundation of the Israeli state is one of the most interesting events in recent Turkish history. Foundation of the Israeli State was one of the main reasons that led to the immigration of...
Ayhan Vergili, Ord. Prof. Dr. Hilmi Ziya Ülken Kitabı (Hayatı, Eserleri ve Hakkında Yayınlar), 348 Sayfa, İşaret Yayınları, 3. Baskı, ISBN 978-975-350-305-1.
Türk düşünce tarihini yazmayı ilk deneyen münevverlerden biri hiç kuşkusuz seçkin bilim adamı Hilmi Ziya Ülken’dir. Ülken, hayatı adeta soluk soluğa yaşamış ve yoğun eğitim-öğretim faaliyetlerinin yanı sıra kendinden son...
Kemal Arı, Manoli'nin Gözyaşları (Mübadele ve Şirince) [Τα δάκρυα του Μανώλη (Η Ανταλλαγή και ο Κιρκιντζές)], Εκδοτικός
Ο Κεμάλ Αρή είναι καθηγητής του Πανεπιστήμιου της 9ης Σεπτεμβρίου της Σμύρνης. Γεννήθηκε στην Σαμσούντα το 1965. Αποφοίτησε από το Τμήμα Ιστορίας του Πανεπιστημίου Αγκύρας. Συνέχισε τις μεταπτυχιακές και διδακτορικές σπο...
Selçuk Akşin SOMEL: Osmanlı’da Eğitimin Modernleşmesi (1839-1908) İslamlaşma, Otokrasi ve Disiplin, Çev. Osman Yener, İletişim Yay., İstanbul, 2010, ISNB.13:978-05 0750-2.
19. Yüzyılın ortalarından başlamak üzere 20. Yüzyılın ilk yılları, savaşların da getirmiş olduğu yıkıcı bir süreç içerisinde Osmanlı Devleti’nin modernizasyonu ve reform sürecinin tam olarak neyi hedeflediği, hangi param...