Marife Dini Araştırmalar Dergisi

Marife Dini Araştırmalar Dergisi

Basic info

  • Publisher: Abdulkadir Okumuşlar
  • Country of publisher: turkey
  • Date added to EuroPub: 2019/Sep/28

Subject and more

  • LCC Subject Category: Sociology, Social Sciences, Religion, Humanities
  • Publisher's keywords: Social Sciences, Humanities, Religion, Middle Eastern Studies, Ottoman Studies, Religious Culture and Moral Knowledge Education
  • Language of fulltext: turkish
  • Time from submission to publication: weeks

Publication charges

  • Article Processing Charges (APCs): No
  • Submission charges: No
  • Waiver policy for charges? No

Open access & licensing

  • Type of License:
  • License terms
  • Open Access Statement: No
  • Year open access content began: 2001
  • Does the author retain unrestricted copyright? False
  • Does the author retain publishing rights? False

Best practice polices

  • Permanent article identifier:
  • Content digitally archived in:
  • Deposit policy registered in:

This journal has '268' articles

Hucciyyetu Ef’âli Rasulillah Usûliyyen ve Hadisiyyen ve fîhi İsmetuhû mine’l-Hata’ ve’l-Hatîe, Muhammed Avvame

Hucciyyetu Ef’âli Rasulillah Usûliyyen ve Hadisiyyen ve fîhi İsmetuhû mine’l-Hata’ ve’l-Hatîe, Muhammed Avvame

Authors: Mustafa Ölmez
Year: 2017, Volume: 17, Number: 2
(0 downloads)
Abstract

Tanıtımını yaptığımız eser, Hz. Peygamber’in(aleyhisselam) ahvalinden fiillerinin hücciyeti ve amel yönünden mükellefler üzerine herhangi bir sorumluluk yükleyip yüklemediğini konu edinmektedir. Eserin aslı 2009 yılında Fas’ta Dar'ül Hadis el-Haseniyye müessesesi tarafından düzenlenmiş bir sempozyumda sunulan tebliğdir.Usulî ve hadisî bakış açısına göre Rasulullah'ın(aleyhisselam) fiillerinin hücciyeti konusundaki fikirleri aktaran müellif, ikinci bölümün sonunda sonuç niteliğinde bir değerlendirme yaparak, usulcülerin Hz. Peygamber’in fiilleri hakkında detaylı bir taksimlendirme yapması ve bunlardan bazılarına tabi olmamanın herhangi bir sorumluluğunun olmadığını söylemesinin, haşa sünneti ve onunla ameli değersizleştirmeyi hedeflemediği, bilakis ilmi anlamda deliller arasında koordinasyonun sağlanması ve bunlarla amel edilmesi veya terkedilmesi durumunda mükelleflerin nelerle karşılaşacağını ifade için olduğunu söylemektedir.Muhaddislerin ise –selef-i salihinin adeti üzere olduğu gibi- Rasulullah'ın(aleyhisselam) sünnetine tâbi olmanın, onu bütünüyle ve tek tek ele alarak uygulamak olduğu şeklinde anladıklarını dillendiren yazar, bu anlayışa İbn-i Abdilberr’in et-Temhid’de (s. 166) İbn-i Ömer'den yapmış olduğu "Allah bize Muhammed'i gönderdi, biz bir şey bilmeyiz, eğer bir şey yaparsak Rasulullah’ı(aleyhisselam) öyle yapıyorken gördüğümüzdendir" şeklindeki rivayetlerin temel teşkil ettiğini belirtmektedir.

Keywords:
The Concept of "La ba’sa (beh)" in the Context of Responsibility Theory in Fiqh

The Concept of "La ba’sa (beh)" in the Context of Responsibility Theory in Fiqh

Authors: Hasan Özer
Year: 2017, Volume: 17, Number: 1
(0 downloads)
Abstract

Every science has its own language and terminology. Without dominating this terminology, there can be no progress in knowledge or opportunity to understand any science. Scholars such as Tahanawi (d. 1158/1745?), who wrote some books about technical terms, state that after fully understanding the terminology of a science, going to a teacher for receiving courses can only be based on the principles of blessing or volunteering (tatavvu‘). Fiqh is one of the most important of religious sciences and naturally has its own language and ‘terminology’. Terms are the concepts of subjects in the mind. Some terms are in common use of more than one science and their meanings change according to the science utilizes it. This can also cause some confusion. Therefore, knowing correctly in which meaning such terms are used will ensure an accurate understanding of a text. In this paper, the linguistic and terminological definition of "la ba’sa" is provided from the wide range of meanings such as mandub, mustahab, mubah, makruh, tark al-awla and khilaf al-awla. We tried to find out for which meanings it was used right from the first eras within the framework of responsibility theory with examples from four fiqh madhahib.

Keywords: La Ba’sa Bih, Mandub, Mustahab, Makruh, Khilaf al-Awla And Tark al-Awla
Fıkıh Literatüründe Yükümlülük Kuramı Bağlamında "Lâ Be’se (Bih)" Kavramı

Fıkıh Literatüründe Yükümlülük Kuramı Bağlamında "Lâ Be’se (Bih)" Kavramı

Authors: Hasan Özer
Year: 2017, Volume: 17, Number: 1
(0 downloads)
Abstract

Her ilmin kendine özgü bir dili ve terminolojisi vardır. Buna hâkim olmadan o ilimde ilerleme ya da onu yeterince anlama imkânı yoktur. Bu yüzden ıstılahlar konusunda eser yazmış olan Tehânevî gibi bazı âlimler bir ilmin terminolojisini kavradıktan sonra hocaya gidip ders almanın teberrük için veya gönüllülük esasına dayalı olabileceğini belirtir. Fıkıh, şer‘î ilimlerin en önemlilerindendir ve tabii olarak onun da kendine özgü bir dili ve terminolojisi vardır. Terimler, nesnelerin zihindeki tasavvurlarıdır. Bazı terimler birden fazla ilmin ortak kullanımındadır ve o ilme göre anlamları değişmektedir. Bu durum bazen karışıklığa da sebep olabilmektedir. Dolayısıyla kavramların hangi manada kullanıldığının doğru bilinmesi metnin düzgün şekilde anlaşılmasını sağlayacaktır. Bu yazıda, mendub, müstehab, mubah, mekruh, terk-i evlâ ve hilâf-ı evlâ gibi manalara gelen "lâ be’se"nin, kelime ve ıstılah tanımları yapılmıştır. İlk dönemden itibaren hangi anlamlarda kullanıldığı, dört mezhepten örnekler eşliğinde yükümlülük kuramı çerçevesinde ortaya konulmaya çalışılmıştır.

Keywords: Lâ Be’se (Bih), Mendub, Müstehab, Mekruh, Hilâf-i Evlâ
The Hadith Transmitting in Shia and the Role of the Understanding of Ashab al-ijma in Isnad Criticism

The Hadith Transmitting in Shia and the Role of the Understanding of Ashab al-ijma in Isnad Criticism

Authors: İbrahim Kutluay
Year: 2017, Volume: 17, Number: 1
(1 downloads)
Abstract

According to Shia, ashâb al-ijma (a group of Shii transmitters that a consensus occurred on their trustworthiness) are those who are from the companions of Imam Muhammad al-Baqir (d.114 /733), Ja'far al-Sadiq (d.148/765), Mūsa al-Kaẓim (d.183/799), and his son Ali al- Riḍa (d.203 /818). Ashab al-ijma are three groups consisting of six people, and each group includes six transmitters, total is eighteen transmitters. These are also the leading transmitters of the canonic hadith sources of Shia, particularly ahqam (judicial) hadiths, and the chains of hadiths based on them are accepted as an authentic according to the principle i.e. "tashihu mâ yasihhu anhum" which was formulated by prominent Shii scholars. However, although it is mentioned as a consensus on this issue, there is no complete agreement among Imami scholars on the exact number of ashâb al-ijma and what this phrase means exactly. Therefore, in this article, first of all, it will be studied who are ashâb al-ijma and the controversies on this subject by referring to the basic sources on biography (rijâl) books called al-usūl al-arbiatu al-rijaliyya, and the books of hadith methodology. Essentially, it is aimed to evaluate the reasons why ashâb al-ijma are regarded as reliable and the isnads in which a transmitter from ashâb al-ijma takes place are considered as acceptable depending on their reliability.

Keywords: Ashâb Al-İjma, Asaba, Shia, Kashshi, Hadith Criticism
Şîa’da Hadis Rivayeti ve İsnad Tenkidinde Ashâb-ı İcmâ Telakkisinin Rolü

Şîa’da Hadis Rivayeti ve İsnad Tenkidinde Ashâb-ı İcmâ Telakkisinin Rolü

Authors: İbrahim Kutluay
Year: 2017, Volume: 17, Number: 1
(0 downloads)
Abstract

Şîa’ya göre ashâb-ı icmâ, İmam Muhammed el-Bâkır (ö.114/733), Caʽfer es-Sâdık (ö.148/765), Mûsâ el-Kâzım (ö.183/799) ve oğlu Ali er-Rızâ’nın (ö.203/818) ashâbından olup her biri altı kişiden oluşan üç gruptaki toplam on sekiz râviyi ve âlimi ifade etmektedir. Bunlar, hadis kaynaklarının önde gelen râvileridir ve kendilerine dayandırılan hadisler "tashîhu mâ yasihhu anhüm" şeklinde formüle edilen prensibe göre sahih kabul edilmektedir. Ancak bu hususta icmâ olduğu ifade edilse de ashâb-ı icmânın sayısına ve bu tâbirle tam olarak ne kastedildiğine dair İmâmî ulemâ arasında tam bir birlik yoktur. Bu makalede öncelikle ashâb-ı icmânın kimlerden oluştuğu ve bu konudaki ihtilaflar, Şîa’nın el-Usûlü’l-erbaatü’r-ricâliyye diye bilinen temel ricâl kitaplarına ve ashâb-ı icmâya yer veren hadis usûlüne dair kaynaklara başvurularak ele alınacak, ashâb-ı icmânın kendilerinin ya da içinde yer aldıkları isnad ve rivayetlerin kendilerine duyulan itimada binaen makbul addedilme sebepleri incelenecektir.

Keywords: Ashab-ı İcma, Asabe, Şia, Keşşî, Hadis Tenkidi
Abdulaziz Atik, Works and Contributions to the Arabic Language and Its Rhetorics

Abdulaziz Atik, Works and Contributions to the Arabic Language and Its Rhetorics

Authors: İsmail Ekinci
Year: 2017, Volume: 17, Number: 1
(0 downloads)
Abstract

Abdulaziz Atik is one of the scholars of language and rhetorics who contributed to the development of the Arabic language and rhetorics. Abdulaziz Atik is one of the contemporary scholars who lived in Egypt between 1906-1976. He has compiled and assembled elements of language, literature, and rhetorics, and in Arabic language and literature, he gave almost all the information from one hand. Since lived in Europe, the foundation of both eastern and western cultures enabled him to look at Arabic language, literature and rhetorics from a very different perspective. This article addresses Abdulaziz Atik’s life, works and contributions to Arabic language. The absence of any work on the life and work of the author has created the need to do a study in this direction. In the study, after a brief introduction about the author’s life, his works were discussed. While the works are being examined, his works on Arabic language, prosody, rhyme, rhetoric, literature and history are dealt with. In the conclusion, the contributions of the author to the Arabic language and rhetorics were evaluated.

Keywords: Language Of Arabic, Rhetoric, Literature, Prosody, Rhyme, Arabic Grammar
Abdulaziz ʻAtîk Eserleri ve Arap Dili ve Belagatı’na Katkıları

Abdulaziz ʻAtîk Eserleri ve Arap Dili ve Belagatı’na Katkıları

Authors: İsmail Ekinci
Year: 2017, Volume: 17, Number: 1
(0 downloads)
Abstract

Arap dili ve belagatının gelişimine katkıda bulunmuş olan dil ve belagat âlimlerinden birisi de Abdulaziz ʻAtîk’tir. Abdulaziz ʻAtîk, 1906-1976 yılları arasında Mısır’da yaşamış muasır âlimlerden birisidir. Dil, edebiyat ve belagat unsurlarını derleyip bir araya topladığı eserleriyle, Arap dili ve belagatı alanında, neredeyse tek elden bütün bilgileri vermiştir. Avrupa’da bulunmuş olmasıyla hem doğu, hem de batı kültürlerine vakıf oluşu ona, Arap dili, edebiyatı ve belagatına çok farklı bir perspektiften bakma imkânı vermiştir. Bu makale, Abdulaziz ʻAtîk’in hayatı, eserleri ve Arap Dili ve Belagatına katkılarını ele almaktadır. Müellifin hayatı ve eserleri hakkında herhangi bir çalışmanın bulunmaması, bu doğrultuda bir çalışma yapma ihtiyacı doğurmuştur. Çalışmada öncelikle müellifin hayatı hakkında kısa bir giriş yapıldıktan sonra, eserleri ele alınmıştır. Eserler incelenirken, sırayla Arap dili, aruz, kafiye, belagat, edebiyat ve tarih üzerine yazdığı eserleri ele alınmıştır. Sonuç kısmında, müellifin Arap dili ve belagatına katkıları değerlendirilmiştir.

Keywords: Arap Dili, Belagat, Edebiyat, Aruz, Kâfiye, Nahiv
Sufism Understanding of Hamdun Kassar From the First Period Malamati Sheikh

Sufism Understanding of Hamdun Kassar From the First Period Malamati Sheikh

Authors: Hamide Ulupınar
Year: 2017, Volume: 17, Number: 1
(0 downloads)
Abstract

Horasan which one of the ascetism/zuhd school in Hijri II. century, it have come to the fore the sufism understanding based on the principles of truthfulness, accuracy and trust. Then this mystical accumulation combined with Nishapur has become an important centre with recognized "futuwwa and malama" features. Hamdun Kassar (d. 271/884) make a significant contribution in the formation of this sufism understanding starting from Horasan, continuing in Nishapur and that spread to almost every part of the İslamic world. This mystical understanding based on malama and futuwwa was evaluated as the oldest and the most serious criticism and a response the mystical life; coming through of this life. In the first part of our study consists of two parts will be given information about the life of Hamdun Kassar, his scholarship training, his attendance to sufism, his sheikhs, disciples and death; in the second part will be presented the his sufism understanding under the headings of malama, futuwwa, taqwa, asceticism, nefs, arrogance, humility and tawakkul (trust in God).

Keywords: Hamdun Kassar, Malama, Futuwwa, Horasan, Nishapur
İlk Dönem Melâmetî Şeyhlerinden Hamdûn Kassâr’ın Tasavvuf Anlayışı

İlk Dönem Melâmetî Şeyhlerinden Hamdûn Kassâr’ın Tasavvuf Anlayışı

Authors: Hamide Ulupınar
Year: 2017, Volume: 17, Number: 1
(0 downloads)
Abstract

Hicri II. Asır’da zühd mekteplerinden biri olan Horasan sıdk, doğruluk ve tevekkül esaslarına dayanan tasavvuf anlayışıyla ön plana çıkmıştır. Daha sonra bu tasavvufî birikim Nişâbur’la birleşerek "fütüvvet ve melâmet" özellikleriyle tanınan önemli bir merkez haline gelmiştir. Horasan’da başlayan Nişabur’da devam eden ve buradan İslam dünyasının hemen her yerine yayılan bu tasavvuf anlayışının oluşmasında Hamdûn Kassâr’ın (ö. 271/884) büyük katkıları olmuştur. Melâmet ve fütüvvete dayalı bu anlayış aynı zamanda tasavvufî hayata; bu hayatın içinden gelen en eski ve en ciddi tenkit ve tepki olarak değerlendirilmiştir. İki bölümden oluşan çalışmamızın birinci bölümünde Hamdûn Kassâr’ın hayatı, ilim tahsili, tasavvufa intisabı, şeyhleri, müridleri ve vefatı hakkında bilgi verilecek; ikinci bölümünde ise melâmet, fütüvvet, takvâ, zühd, nefis, kibir, tevazu ve tevekkül başlıkları altında tasavvuf anlayışı ortaya konulacaktır.

Keywords: Hamdûn Kassâr, Melâmet, Fütüvvet, Horasan, Nişâbur
The Effects of Westernizaton on the Religious Life in the Novels Written by Halid Ziya Usakligil

The Effects of Westernizaton on the Religious Life in the Novels Written by Halid Ziya Usakligil

Authors: Hayri Erten
Year: 2017, Volume: 17, Number: 1
(0 downloads)
Abstract

This research is about religious fact aspect of secularization in the novels written by Halid Ziya Uşaklıgil in 1889-1924. This period came after Period of Tanzimat in which Ottoman Empire began social and cultural changing. Novels are important aspect of the reflections about culture and religion of society. The research contains secularization impressions upon religious fact and connections between religion and family and connections between dresses still of women in the novels written by Halid Ziya Uşaklıgil. Westernization especially affected top families of the society. The family began to secularize in this period. That’s why religion couldn’t be enough functions in the family and society. Thus, social and cultural and religion conflict began in the society. Dysfunction religion was one of the reasons in the collapse of Ottoman Empire.

Keywords: Westernaziation, Halid Ziya Usakligil, Religious, Novel, Sociology, Ottoman
Batılılaşmanın Dini Hayata Etkilerinin Halid Ziya Uşaklıgil’in Romanlarındaki Yansımaları

Batılılaşmanın Dini Hayata Etkilerinin Halid Ziya Uşaklıgil’in Romanlarındaki Yansımaları

Authors: Hayri Erten
Year: 2017, Volume: 17, Number: 1
(0 downloads)
Abstract

Halid Ziya Uşaklıgil romanlarını 1889-1924 yılları arasında yazmıştır. Yazar, Tanzimat ile başlayan Batılılaşma hareketinin ardından Batılı tarzda yazılan romanların kurucusudur. Sosyo-kültürel açıdan da Batılılaşma eğilimine giren Osmanlı toplumunda dünyevileşmenin dini hayat üzerindeki yansımaları ve bu husustaki yansımaların gözlemlenmesi bakımından yazarın romanlarında ele aldığı sosyal hayat önemli hale gelmektedir. Bu makalede ilgili dönemde romanlarda dile getirildiği kadarıyla dünyevileşmenin dini hayat, din-aile ilişkisi ve kadın kıyafetleri üzerindeki tesirini ele almıştır. Batılılaşma sürecinin etkisini daha çok toplumun üst tabakasında yer alan kesimler ve aydınlar üzerinde gösterdiği ve bu kesimin dünyevileşmeye başladığı tespit edilmiştir. Dinin ve dini değerlerin söz konusu toplum katmanında yeterince fonksiyonel olmadığı ve zayıflama eğilimi gösterdiği, dolayısıyla bu durumun Osmanlı’nın yıkılma sebepleri arasında bulunduğu anlaşılmıştır. Yine değişme sürecine giren toplumun bu kesiminde aynı zamanda bir çatışma ve anomi davranışlarının başladığı; ancak bu durumun Batılılaşma eğiliminde olan aydınlar tarafından net olarak dile getirilmediği tespit edilmiştir. Dolayısıyla Osmanlı toplumun iyi anlaşılması bakımından farklı kaynaklardan yararlanarak daha çok araştırma yapmanın faydalı olacağı kanaati hasıl olmuştur.

Keywords: Batılılaşma, Uşaklıgil, Halid Ziya, Din, Roman, Toplum, Osmanlı
An Analysis of the Issues That ‘Abdullah b. Mas‘ûd is Claimed to Have Forgotten

An Analysis of the Issues That ‘Abdullah b. Mas‘ûd is Claimed to Have Forgotten

Authors: Taha Çelik
Year: 2017, Volume: 17, Number: 1
(0 downloads)
Abstract

In our paper, we will examine a contested allegation against ʿAbdallah ibn Masʿûd (32/652) who has been crucial in the formation of Hanafi School. ʿAbdallah ibn Masʿūd is one of the companions who spent extensive time with Prophet Muhammed (pbuh). After the death of the Prophet (pbuh), he was assigned to Kufa by Caliph Omar and played a significant role in the birth of Islamic sciences. As the Hanafi School emerged in this geography, Qur'an and Sunnah understanding transmitted by ibn Masʿûd has been influential in shaping the perception of Hanafi fiqh and sunnah. The fact that scholars of Hanafi School have often referred to ibn Masʿūd in fiqh has led his opponents to develop a defense against it. In this context, one of the claims made is that Abdullah b. Mas‘ûd has forgotten some of the Prophet's (pbuh) hadiths and thus he is accused of transmitting dissenting narrations. In this article, authenticity of this allegation will be examined and analyzed on the basis of issues in which ibn Masʿūd is claimed to have forgotten.

Keywords: ʿabdallah İbn Masʿûd, Sunnah, Hanafi School Of Law, Controversy, Fiqh
Abdullah b. Mesûd’un "Unuttuğu" İddia Edilen Meselelerin Tahlili

Abdullah b. Mesûd’un "Unuttuğu" İddia Edilen Meselelerin Tahlili

Authors: Taha Çelik
Year: 2017, Volume: 17, Number: 1
(0 downloads)
Abstract

Bu makalede, Hanefî mezhebinin teşekkülünde önemli bir yeri olan Abdullah b. Mesud (ö. 32/652) hakkında ileri sürülen bir iddia konu edilmektedir. Abdullah b. Mesud, Hz. Peygamber’le (s.a) çokça vakit geçiren bir sahabidir. O’nun vefatında sonra Hz. Ömer döneminde Kûfe’ye görevlendirilmiş burada çeşitli ilim dallarının doğuşunda önemli rol oynamıştır. Hanefî mezhebi bu şehirde ortaya çıktığı için İbn Mesud’un aktardığı Kur’an ve Sünnet anlayışı Hanefî fıkıh ve sünnet anlayışının şekillenmesinde etkili olmuştur. Hanefîlerin fıkhî görüşlerinde ona sıklıkla atıfta bulunmaları muhaliflerini buna karşı bir savunma geliştirmeye sevk etmiştir. Bu bağlamda ortaya atılan iddialardan birisi Abdullah b. Mesud’un, Rasulullah’ın (s.a) bazı sünnetlerini unuttuğu ve bu sebeple ondan muhalif görüşler nakledildiği ithamıdır. Bu çalışmada, İbn Mesud’un unuttuğu söylenen meseleler üzerinden sözü edilen iddia tahkik ve tahlil edilmeye çalışılacaktır.

Keywords: Abdullah B. Mesud, Sünnet, Hanefî Mezhebi, İhtilaf, Fıkıh

About Europub

EuroPub is a comprehensive, multipurpose database covering scholarly literature, with indexed records from active, authoritative journals, and indexes articles from journals all over the world. The result is an exhaustive database that assists research in every field. Easy access to a vast database at one place, reduces searching and data reviewing time considerably and helps authors in preparing new articles to a great extent. EuroPub aims at increasing the visibility of open access scholarly journals, thereby promoting their increased usage and impact.