Dil ve Edebiyat Araştırmaları

Dil ve Edebiyat Araştırmaları

Basic info

  • Publisher: Türkiye Dil ve Edebiyat Derneği
  • Country of publisher: turkey
  • Date added to EuroPub: 2019/Nov/14

Subject and more

  • LCC Subject Category: Social Sciences, Languages and Literature, Literature, Folklore, Cultural Studies, Literary Theory & Criticism, Linguistics, Philology
  • Publisher's keywords: Language, Literature, Linguistics, Sociology, Psychology, Education, Economic History, Political Science
  • Language of fulltext: turkish
  • Time from submission to publication: weeks

Publication charges

  • Article Processing Charges (APCs): No
  • Submission charges: No
  • Waiver policy for charges? No

Open access & licensing

  • Type of License:
  • License terms
  • Open Access Statement: No
  • Year open access content began: 2010
  • Does the author retain unrestricted copyright? False
  • Does the author retain publishing rights? False

Best practice polices

  • Permanent article identifier:
  • Content digitally archived in:
  • Deposit policy registered in:

This journal has '76' articles

Kurmaca ile Gerçeklik Arasında Bir Yazar: Ahmet Mithat Efendi

Kurmaca ile Gerçeklik Arasında Bir Yazar: Ahmet Mithat Efendi

Authors: Muhittin DOĞAN
(0 downloads)
Abstract

Osmanlının kendi dışındaki dünyaları tanıma girişimleri Gazavatnamelerle, yabancı diyarlara esir düşenlerin anı ve mektuplarıyla başlayıp sefaretname ve seyahatnamelerle devam eder. Ana işlevlerinden birisi de doğduğu toplumların yaşamlarına ayna tutmak olan roman türü, Tanzimat’la birlikte yeni bir görev üstlenerek, Osmanlı halkının Batıya açılan pencerelerinden birisi olur. Başlangıçta çoğu Osmanlı yazarı, romanlar sayesinde hem halkı eğitmeyi hem de Batılı hayatı onlara tanıtmayı amaçlarlar. Bu yazarlardan birisi de edebiyatın her alanında eserler veren Ahmet Mithat Efendi’dir. Edebiyatın asıl amacının halkı eğitmek olduğuna inanan yazar, Paris’i hiç görmeden yazdığı Paris’te bir Türk adlı romanı ve uzunca bir Avrupa yolculuğuna çıkarak oluşturduğu Avrupa’da Bir Cevelan adlı seyahatnamesinde, Osmanlı okuyucusu için geniş bir Avrupa penceresi açmaya çalışır. Aynı amaçlar için yazılmış her iki eserde de birçok ortak nokta olduğu okuyucunun gözünden kaçmaz. Her iki eserde de yazar, Osmanlı kültürünün yılmaz bir savunucusudur, ilerlemiş Avrupa medeniyetinden ülkesine faydalı olacağına inandığı bütün yenilikler hakkında bilgi edinmek ve onları ülkesinde tanıtmak gayesinden hiç vazgeçmez.

Keywords: Seyahatname, roman, Ahmet Mithat Efendi, Osmanlı, Avrupa, Paris
Colson Whitehead’in Yeraltı Demiryolu Romanında Yeni Kölelik Anlatısı ve Amerikan Buyruğu

Colson Whitehead’in Yeraltı Demiryolu Romanında Yeni Kölelik Anlatısı ve Amerikan Buyruğu

Authors: Murat ERDEM
(0 downloads)
Abstract

Bu çalışmada yakın dönem içinde ön plana çıkan siyahi yazar Colson Whitehead’in 2016 yılında yayımlanmış ve oldukça ses getirmiş olan Yeraltı Demiryolu adlı romanı incelenmektedir. Yeni bir kitap olmasına rağmen, ele alınan konunun bir kölelik anlatısı ve siyahi Amerikalıların karanlık Güney’den özgürlüğe kaçış mücadelelerini içermesi ve geniş bir okuyucu kitlesi bulması sosyal bilimler araştırmaları bağlamında önemli bir durumu karşımıza çıkarmaktadır. Neredeyse 170 yıl önce yasal olarak kaldırılmış olan köleciliğin karanlık ve korkunç yüzünün, siyahların özgürlük mücadelesinin Amerikan toplumunun içinde bulunduğu gündemde karşılık bulması, ülkedeki siyasi atmosfer ile ilişkili olduğunu söylemek mümkündür. Romanın adı olan Yeraltı Demiryolu, siyahi tarihçi William Still’in 1872 yılında aynı isimle yayınladığı ve kaçak kölelerin hikâyelerinin yer verildiği kitaptan alınmıştır. Roman geleneksel kölelik anlatılarında yer alan vahşet ve insanlık dışı uygulamaları içermesinin yanı sıra, köleliğin Amerikan toplumunda tarihsel ve sistemsel açıdan nasıl bir kurumsal yapıya dönüştüğünü ekonomik, siyasi ve sosyal bağlamda ortaya koymaktadır. Tarih, kültür ve edebiyatın kesişmesinin yanı sıra Amerikan toplumsal tarihinin önemli olay ve olgularına ötekilerin yani siyahların bakış açısını da içermesi romanı farklı kılmaktadır. Bu bağlamda eser edebi ve kültürel bir anlatı olarak yeni kuşaklar için tarihin dışında yeni bir okuma fırsatı sunmaktadır. Bununla birlikte romanın geleneksel kölelik anlatılarından farklı olarak sahip olduğu metinlerarası ilişkiler, fantastik kurgular ve anakronik yazın biçimi ile bu alanda yeni bir tür oluşturduğunu söylemek mümkündür. Çalışmamızda ilk olarak kısaca Amerikan siyasi atmosferine değinilerek romanın popülerliğinin ülke gündemiyle ilişkisi sunulmaktadır. Daha sonra romanın çözümlemesi yapılarak kölelik sisteminin tarihte yerini meşrulaştıran Amerikan söylem ve ideolojilerinin edebi metin aracılığıyla nasıl ters yüz edildiği başkarakter Cora’nın yolculuğu üzerinden ortaya konulmaktadır.

Keywords: Amerikan Edebiyatı, Amerikan Köleciliği, Yeni Kölelik Anlatısı, Siyahi Amerikalılar, Tarihsel Roman
“Apostrof” Kavramı ve Tanzimat’tan Servet-i Fünûn’a Türk Şiirinde “Apostrof”

“Apostrof” Kavramı ve Tanzimat’tan Servet-i Fünûn’a Türk Şiirinde “Apostrof”

Authors: Ali KURT
(0 downloads)
Abstract

Apostrof, kısaca “özellikle duymayan varlıklara seslenme” şeklinde tanımlanabilir. Apostrof; ölü veya hayali bir kişiye, olmayan bir yere veya cansız bir nesneye, kişileştirilmiş soyut bir fikre hitap etmeye denir. Tanzimat öncesi Türk edebiyatında apostrofun direkt olarak karşılığı olabilecek bir edebî sanat bulunmamaktadır. Bu çalışmadaki amaç apostrof sanatının Tanzimat öncesi Türk edebiyatında kullanılıp kullanmadığını sorgulamak değil; farklı yaklaşımlar olsa da genel geçer bir tanımla “kişileştirilmiş soyut bir kavram, ölüye veya cansız bir nesneye” hitap etmek olan anlamı üzerinden Batı’da Eski Yunan’dan beri kullanılagelen apostrofun; bu şekliyle Tanzimat sonrası Türk şiirinde sıklıkla yer almasının altında yatan sebepler üzerine yoğunlaşmak olacaktır. Tanzimat döneminde Batılı bir tavır olan dünyaya yönelmenin apostrof kavramı üzerinden de okunabileceğini düşünüyoruz. Tanrı’nın akılla idraki düşüncesi ve yeni “insan-tabiat” anlayışının bir yansıması olarak Tanzimat I. nesil edebiyatçılarında görülen bu yeni tavır; romantizmin etkisiyle Tanzimat II. nesilde ve özellikle de Abdülhak Hâmit’te çok daha bariz bir şekilde karşımıza çıkar. Ancak eski- yeni mücadelesinin yeninin zaferiyle sonuçlandığı, tam anlamıyla yeni bir edebiyatın kendini gösterdiği Servet-i Fünûn döneminde apostrofun da yeni “Tanrı-tabiat-insan” anlayışı çerçevesinde daha yoğun kullanımına şahit oluyoruz. Bu bağlamda Tevfik Fikret’in ve Cenap Şahabettin’in şiirlerinde bir edebî sanat olarak Batı edebiyatında sıkça kullanılan apostrof örneklerine rastlanır. Özellikle Cenap Şahabettin’in şiirleri onun tabiat algısı ve rûh-i kâinat fikri çerçevesinde Batılı anlamda “Tanrı-tabiat-insan” anlayışı üzerinden yorumlayabileceğimiz apostrof örneklerini çokça içermektedir.

Keywords: Apostrof, Tanzimat Edebiyatı, Servet-i Fünûn Edebiyatı, Panteizm, Tanrı-tabiat-insan fikri.
Kemal Tahir’in Romanlarında Cumhuriyet’in Kuruluş Dönemine Genel Bir Bakış

Kemal Tahir’in Romanlarında Cumhuriyet’in Kuruluş Dönemine Genel Bir Bakış

Authors:
(0 downloads)
Abstract

Kurtuluş Savaşı ve Cumhuriyet’in kuruluş dönemiyle alakalı birçok roman kaleme alınmıştır. Kaleme alınan bu romanlar dönemin siyasi olaylarını genel itibariyle resmi tarih çerçevesinden ele almış bundan dolayı da belli kalıplar kullanarak dönemin aktörlerini ve olaylarını okuyucuya yansıtmak istemiştir. Yaşananları bazen bir destan havası içerisinde takdim ederek olayları gerçeklik boyutundan uzaklaştırmıştır. Buna karşılık Kemal Tahir bu resmi tarih söylemine bağlı kalan roman yazarlarından ve edebiyatçılardan farklı olarak alternatif bir bakış açısıyla olayları ele alıp eserlerinde işlemiştir. Yazar, bir destandan ziyade belgelerden de faydalanarak bir tarihçi gibi gerçekleri günyüzüne çıkarmak istemiştir. Bu çalışmada Osmanlı’dan Cumhuriyet’e geçiş dönemine dair birçok roman kaleme almış olan Kemal Tahir’in Cumhuriyet’in ilk dönemlerinde (1923-1930) meydana gelen siyasi olaylara dair ortaya koyduğu görüş ve düşünceleri incelenmiştir. Bu bağlamda Osmanlı’dan Cumhburiyet’e tevarüs eden fikir, düşünce ve kurumlar, Terakkiperver Cumhuriyet Fırkası, İzmir Suikasti ve tasfiyeler, Serbest Fırka’nın kuruluşu ve kapanması gibi önemli siyasi olayların onun romanlarına nasıl yansıdığı ortaya konulmak istenmiştir.

Keywords: Kemal Tahir, Osmanlı, Cumhuriyet, Serbest Fırka, Terakkiperver Cumhuriyet Fırkası.
Postkolonyalizmi Masal Üzerinden Söyleme Dönüştürmek: “Masal” ve “Madam Butterfly Ölmeyi Reddederse”

Postkolonyalizmi Masal Üzerinden Söyleme Dönüştürmek: “Masal” ve “Madam Butterfly Ölmeyi Reddederse”

Authors: İlknur TATAR KIRILMIŞ
(0 downloads)
Abstract

Masallar, dünya edebiyatı haritasında ait olduğu kültürün özelliklerini ortaya koyan en katışıksız edebî türlerden birisidir. Bugün Türk, Hint ve Alman masalları değerlendirmesinin kökeninde bu özelliğin önemli bir tesiri vardır. 18.yüzyıldan itibaren dünyadaki ekonomik dengelerin değişmesi kültürlerin edebiyattaki faaliyetlerini dolaylı yoldan etkiler. Toplumsal refahın insan yaşantısına getirdiği somut göstergeler zamanla üstün medeniyet düşüncesini besleyen bir unsura dönüşür. Orta Doğu’daki siyasî karmaşayla beraber ekonomik zayıflığın yarattığı gerilim, edebiyat dünyasına iki düşünceyi taşır. Yazarların bir kısmı ekonomik yönden güçlü olan medeniyetin tüm unsurlarını öz kültüre taşıyarak kendisine has yeni bir edebiyat ortamı sağlamak ister. Başka bir yazar grubu ise maddî varlığın kültürel üstünlük göstergesi olduğu imajını reddeder, kendi edebiyatının değerli ve devam ettirilmeye layık olduğu üzerinde durur. Her iki bakış açısında oryantalist düşüncenin romantik bir edilgenliğe mahkûm ettiği Doğu imajı reddedilir. Düşünce dünyasındaki ortak tepkinin bazen ortak bir tür olarak masalla ifade edilmesi bu türün mevcut edebiyat dünyasındaki yerini anlamayı zorunlu kılar. Sezai Karakoç’un “Masal” ve Erendiz Atasü’nün “Madam Butterfly Ölmeyi Reddederse” adlı metinlerinde masal, hem kültürel kimliği ifade eden bir araç hem de ironik dili oluşturmanın bir yolu olmuştur. Bu çalışmada ismi belirtilen yazarların masal türüyle Batı dünyasına karşı geliştirdikleri oksidentalist tavır “ben ve öteki” kavramlarıyla değerlendirilecektir.

Keywords: Masal ve kültürel varoluş, “ben ve öteki”, oryantalizm ve masal ilişkisi, oksidentalizm, Erendiz Atasü, Sezai Karakoç.
Adam Kraft’ın 1596 Tarihli ‘Türklerin Dinleri, Savaş Yöntemleri, Geçim Kaynakları, Başarı ve Çöküşlerinin Sırları’ Adlı Eseri

Adam Kraft’ın 1596 Tarihli ‘Türklerin Dinleri, Savaş Yöntemleri, Geçim Kaynakları, Başarı ve Çöküşlerinin Sırları’ Adlı Eseri

Authors: Beytullah BEKAR
(0 downloads)
Abstract

Mohaç Meydan Savaşı (1526) Türk ve Avrupa tarihi için önemli sonuçlar doğurmuştur. Savaşın sonuçları siyasi ve ekonomik açıdan olduğu kadar Türk dili için de önemlidir. Osmanlıların Avrupa topraklarına girmeye başlamasıyla birlikte Avrupalılar Türkleri tanımak, Türkçe öğrenmek ve misyonerlik faaliyetlerinde bulunmak amacıyla Latin harfleriyle çeşitli eserler kaleme almışlardır. Bu eserlerin bazılarında iki veya çok dilli sözlükler, Türkçe diyaloglar, gramer bilgileri, dinî metinler ve atasözleri bulunmaktadır. Bartholomeo Georgieuiz’in Latince yazdığı ‘De Turcarum Ritu Et Ceraemoniis’ (1544) ve ‘De Turcarum Moribus Epitome’ (1553) adlı eserleri bunlardandır. Bartholomeo Georgieuiz’in bu eserleri daha sonraki yıllarda Avrupa’nın farklı ülkelerinde hem çoğaltılmış hem de Almanca, Lehçe, İtalyanca, İngilizce ve Çekçe gibi dillere aktarılmıştır. 1596 yılında ise Adam Kraft ‘De Turcarum Ritu Et Ceraemoniis’ ile ‘De Turcarum Moribus Epitome’ adlı eserleri birleştirmek suretiyle ‘Türklerin Dinleri, Savaş Yöntemleri, Geçim Kaynakları, Başarı ve Çöküşlerinin Sırları’ adıyla Almancaya aktarmış, bunu yaparken de ilaveler ve değişiklikler yapmıştır. Makalede bu ilaveler ve değişiklikler üzerinde durulmuştur.

Keywords: Adam Kraft, Bartholomeo Georgieuiz, transkripsiyon metni, Almanca, Latince
XVII. Yüzyılda İstanbul Medreselerinde Okutulan Kitaplar (Tereke Kayıtları Üzerine Bir Değerlendirme)

XVII. Yüzyılda İstanbul Medreselerinde Okutulan Kitaplar (Tereke Kayıtları Üzerine Bir Değerlendirme)

Authors: Bilgin AYDIN, Ekrem TAK
(0 downloads)
Abstract

Bu çalışmada XVII. yüzyıl İstanbul’unda medrese talebelerinin okuduğu kitaplar tereke kayıtları üzerinden incelenmeye çalışılmıştır. Bilindiği gibi Osmanlı medreselerinde okutulan kitaplarla ilgili kaynaklarda birbirinden farklı birçok kitap adları geçmekte ve teorik olarak bu kitapların medreselerde okutulduğu kabul edilmektedir. Ancak bu kitapların hepsi medreselerde okutuluyorsa acaba bu durum medrese öğrencilerinin kitap koleksiyonlarına yansımış mıdır? Bunu tespit edebilmek için şeriyye sicilleri ve tereke kayıtları incelenmiştir. Bu çalışmada başta Kısmet-i Askeriye Mahkemesi olmak üzere İstanbul mahkemelerine ait siciller taranarak 1089-1110 (1678-1698) tarihleri arasında tesbit edilen medrese talebelerine ait 14 tereke kaydı değerlendirilmiştir. Bu terekelerde mevcut kayıtlardan vefat eden medrese talebelerinin öğrenim gördüğü medreseyi, memleketlerini, mirasçılarını, servetlerini, öldüklerinde medresede mevcut kitaplarını ve bu kitapların fiyatlarını, mensubu oldukları askerî ve idarî sınıfları ve varsa ticarî münasebetlerini öğrenmek mümkündür.

Keywords: Medreseler, talebeler, eğitim, kitaplar.
‘Azrâ’u Câkartâ Adlı Romanın Türkçe Çevirilerinin Çeviri Stratejileri Açısından İncelenmesi

‘Azrâ’u Câkartâ Adlı Romanın Türkçe Çevirilerinin Çeviri Stratejileri Açısından İncelenmesi

Authors: Musa YILDIZ, Halil İbrahim ŞANVERDİ
(0 downloads)
Abstract

Çeviri sırasında kaynak ve hedef dil normlarının yanında çevirmenlerin dikkat etmesi gereken diğer bir husus kaynak metnin türüdür. Özellikle yazın çevirisinde karşılaşılan zorluklar göz önüne alındığında çevirmenlerin çeviriye başlamadan önce çeviri alanına dair bazı bilgilere sahip olması gerekmektedir. Roman, öykü, tiyatro ya da şiir çevirisinin hedef dilde nasıl yansıtıldığı çok önemlidir. Çünkü çevirmenin çeviri sırasındaki tercihleri hedef metnin okunabilirliğini etkileyen en önemli unsurdur. Klasik ve dini eser çevirilerinin yanında son yıllarda edebi alanda Arapçadan Türkçeye yapılan çeviri eserler incelendiğinde ilk sırayı roman türü almaktadır. Arap edebiyatından başta Nobel ödüllü Necîb Mahfûz olmak üzere başka yazarların da edebi eserleri Türkçeye aktarılmaktadır. Necîb el-Kîlânî, 1931-1995 yılları arasında yaşamış ve hayatına otuza yakın romanıyla birlikte öykü, deneme ve bilimsel bilgi içeren birçok eser sığdırmıştır. Yazdığı romanlarla Mısır’da çeşitli ödüllere layık görülen yazarın Türkçeye çevrilmiş 10’dan fazla eseri bulunmaktadır. Çalışmamızda Türkçeye farklı çevirmenler tarafından aktarılan Kîlânî’nin ‘Azrâu Câkartâ adlı romanı çeviri stratejileri açısından karşılaştırmalı olarak değerlendirilmiştir. Çalışmanın ilk bölümünde çeviri, çeviri stratejileri, romanın konusu, roman yazarı hakkında bilgi verilmiş, ikinci bölümde de kaynak ve hedef metinlerden alınan örnekler karşılaştırmalı olarak incelenmiştir. Çalışma kapsamında Arapçadan Türkçeye çevrilen eserlerde ne gibi yöntemlere başvurulduğu ortaya konulmuştur. Çalışmanın çevirmenlere çeviri sırasında hangi çeviri stratejilerini kullanabilecekleri hakkında bilgi vereceği düşünülmektedir.

Keywords: Key Words: Arapça-Türkçe Çeviri, Çeviri Stratejileri, Yazın Çevirisi, Necîb el-Kîlânî.
Sesli Kitapların Yabancı Dil Olarak Türkçe Öğrenenlerin Okumaya Yönelik Tutumları Üzerindeki Etkisi

Sesli Kitapların Yabancı Dil Olarak Türkçe Öğrenenlerin Okumaya Yönelik Tutumları Üzerindeki Etkisi

Authors:
(0 downloads)
Abstract

Temel dil becerilerinden biri olan okuma teknolojide yaşanan gelişmelerin etkisinde kalarak günümüzde ihmal edilen bir beceri durumuna gelmiştir. Son yıllarda eğitimciler, en önemli akademik becerilerden sayılan okumaya karşı öğrencileri isteklendirmek ve ders dışı okuma sürelerini artırabilmek için teknolojinin de işe koşulduğu yeni yöntemlerin arayışı içerisine girmişlerdir. Özellikle mobil cihazların günlük yaşamda yaygın olarak kullanılması, okuma becerisi öğretiminde “sesli kitaplar” için yeni uygulama alanlarını ortaya çıkarmıştır. Sesli kitapların yabancı dillerin öğretiminde okuma becerisine etkisi bugüne dek birçok çalışmaya konu olmuştur. Sesli kitapların yabancı dil olarak Türkçe öğrenenlerin okumaya yönelik tutumları üzerindeki etkisinin araştırıldığı bu çalışmanın da alana önemli katkılar sağlanacağı düşünülmektedir. Çalışma, B1 düzeyinde Türkçe öğrenen 21 yabancı uyruklu öğrencinin katılımıyla gerçekleştirilmiştir. Uygulama süresi sekiz hafta ile sınırlandırılan çalışma kapsamında, düzeye uygun olarak tercih edilen Türk edebiyatından seçme öyküler yazı ve ses dosyası biçiminde öğrencilere dağıtılmıştır. Çalışma öncesinde öğrencilerin okumaya yönelik tutumlarını belirleyebilmek amacıyla okuma tutum ölçeği uygulanmış, aynı ölçek sekiz haftalık uygulama sonunda tekrar uygulanarak sesli kitapların okumaya yönelik tutumlar üzerindeki etkisi araştırılmıştır. Çalışmadan elde edilen sonuçlar, öğrencilerin okumaya yönelik tutumlarında uygulama sonunda pozitif yönlü anlamlı bir değişim olduğunu ortaya koymuştur.

Keywords: Yabancı dil olarak Türkçe öğretimi, okuma becerisi, sesli kitaplar, okuma tutumu.
The Qur’anic Parables and Cinema

The Qur’anic Parables and Cinema

Authors: Erdoğan BAŞ
(0 downloads)
Abstract

Almighty Allah created the universe and specially man as a wonder of art. Allah is unique in creation. The shape and functioning of the universe has a complete aesthetic, and man himself is created in complete aesthetic perfection. The last sacred book that was created with the beauty of aesthetics and art was sent as a literary masterpiece. Inspired by the Qur’an, man can offer this beauty phenomenon to the multi-faceted benefit. One of them should be an attempt to stage the parables of the Qur’an. The Qur’an uses different literary methods to convey its message. For example; representation (temsil), simile (teşbih), repetition (tekrir), concision (icaz), miraculously (i’caz), eupheism (itnab) and parable (kıssa) methods are some of them. One of the most noteworthy of these methods is to give a message through the parable. The Qur’an contains parables in a quarter of its content. In other words, a quarter of the Qur’an consists of parables. In recent times, we see that the parables in the sacred texts are being adapted to the cinema. Unfortunately, we do not see the same effort in the Qur’anic parables. However, there is a serious material in this sense in the Qur’an. Therefore, there is a need to work in this field. This article will contribute to those who want to work in this open field.

Keywords: Qur’an, language, aesthetic, parable, cinema.
Sevim Ak’ın Öykülerinin Duyarlık Eğitimi Açısından İncelenmesi

Sevim Ak’ın Öykülerinin Duyarlık Eğitimi Açısından İncelenmesi

Authors: Esra KARAKUŞ TAYŞİ
(0 downloads)
Abstract

Çocuk edebiyatı, bireye yaşamı tanıma ve anlamlandırma yolculuğunda çocukluğun ilk dönemlerinden yetişkinliğe kadar eşlik eden önemli bir alandır. Çocuğun bilişsel gelişimine, dil gelişimine, toplumsal gelişimine, yaşamı sanatsal açıdan algılama ve anlamlandırmasına katkısı yadsınamaz derecede büyüktür. Ancak önemli olan çocuk edebiyatının bireye sağladığı bu katkıların sayısal olarak fazlalığı değil niteliğidir. Nitelikli çocuk edebiyatı eserinin ayırt edici yönlerinden biri de bireyin yaşama karşı duyarlık gösterebilme becerisine katkı sağlamasıdır. Bireyin kendi hayatının ve ait olduğu dünyanın dışından durumlarla da ilgilenebilmesi ve bu durumları umursaması olarak değerlendirilen duyarlık, geliştirilmesi zorlu ve köklü çabalara dayanan bir süreç istemektedir. Sürecin etkililiğini artırmak için de çocukların erken dönemden itibaren nitelikli çocuk kitaplarıyla buluşturulması gerekir. Çalışmada, Sevim Ak’ın üç ayrı çocuk kitabı duyarlık eğitimi açısından incelenmiştir. Çalışmada temel nitel araştırma deseni kullanılmış, veriler doküman incelemesiyle elde edilmiştir. Duyarlık konularının belirlenmesinde ve gruplandırılmasında Aslan’ın (2016) oluşturduğu kategori dikkate alınarak içerik analizi yapılmıştır. Belirlenen 29 duyarlık konusundan biri dışında hepsi farklı oranlarda öykülerde tespit edilmiştir. En sık geçen konular insan ve insanın mutluluğu ve dilsel açıdan duyarlıktır. Bunların yanında aile bireylerine, aşka-sevgiye, hayvanlara, yardımlaşmaya, doğaya, dürüst olmaya karşı duyarlık sıkça ele alınmıştır. Bu yönüyle Ak’ın öykülerinin çocukların insana ve çevresindeki her şeye duyarlık kazanmasında, değer vermesinde etkili olacağı söylenebilir.

Keywords:
A Feminist Post-Narratological Inquiry into Angela Carter’s “The Company of Wolves”

A Feminist Post-Narratological Inquiry into Angela Carter’s “The Company of Wolves”

Authors: Rahime ÇOKAY NEBİOĞLU
(0 downloads)
Abstract

Angela Carter is an unorthodox figure of 20th-century literature that declares war on all kinds of orthodox beliefs and practices. One of those practices against which she boldly fights is myths. Myths draw social and cultural boundaries that tempt such writers as Carter to trespass by playing upon and with their breaks and leaks. Specifically alert to the distribution of power regarding sexual politics, Carter rereads traditional myths with closer attention and rewrites them to spoil their ideological fabric and debunking their malignant latent aims. As such, she sets out to explore fairytale tradition to see how women are misrepresented by and within fairytales and how these misrepresentations are encoded as universal facts. In her avant-garde work The Bloody Chamber and Other Stories (1979), Carter rewrites these fairytales with the purpose of denouncing the misrepresentations manifest in them and deconstructing gender stereotypes. This paper is an attempt to scrutinize one of these rewritings in this collection, “The Company of Wolves” from a feminist post-narratological stance, first discussing the inapplicability of classical narratological theories such as Proppian analysis of fairytales to deconstructive rewritings and then elaborating on the subversive potential of Carter’s rewriting in comparison with the original version “Little Red Cap” by the Grimm Brothers.

Keywords: post-narratology, feminist rewriting, Angela Carter, the Grimm Brothers, fairy tales
Hilmi Uçan, Edebiyat Bilimi, İz Yayıncılık, İstanbul 2018, 231 Sayfa.

Hilmi Uçan, Edebiyat Bilimi, İz Yayıncılık, İstanbul 2018, 231 Sayfa.

Authors: Zeynep BEKİROĞLU
(0 downloads)
Abstract

“Okuyucu/eleştirmen soğukkanlılıkla, yazarın, yazarın yaşam öyküsünün, yazar hakkındaki reklamın gölgesinde kalmadan, çıkar gözetmeden, kendisi de ‘içten’ davranan, ideolojik yargısını dayatmadan R.Barthes’ın deyişiyle ‘çok yüzlü bir küp’ olan yazınsal metindeki biçim ve ‘içerik’i gözlemlemeli, çözümlemeli: ‘öteki’nin, ‘başka’nın söylemini kavramalı, anlamalıdır. İnsan ancak anladıktan sonra bir değer yargısı belirtebilir, bir yorum yapabilir. Anlamadan nasıl değerlendirilir? Okuyucu/ eleştirmen, daha ilk başta, Todorov’un deyişiyle ‘metinde ne anlatılıyor?’ ‘Nasıl anlatılıyor?’ sorularının yanıtını aramalıdır.

Keywords:
Macaristan Kuman-Kıpçaklarından Kalan Bir Sayışmaca Üzerine Dilbilimsel Açıklamalar

Macaristan Kuman-Kıpçaklarından Kalan Bir Sayışmaca Üzerine Dilbilimsel Açıklamalar

Authors: Hakan AYDEMİR
(0 downloads)
Abstract

Bu çalışmada Macaristan’ın Büyük Kumanistan (Nagykunság) bölgesinden derlenmiş, eskicil özellikler gösteren ve kimi noktaları şimdiye kadar tam olarak anlaşılamamış Kuman-Kıpçakça bir sayışmaca ve değişkeleri üzerinde durulmaktadır. Çalışmada, Türkiye’deki sayışmacalardan da iyi bilinen “alçık, balçık sen çık!” kalıbıyla biten bu sayışmacanın ilk kısmındaki bírem, íkem, öcsém, vb. biçimlerin şimdiye kadar sanıldığı gibi birinci tekil kişi +(X)m iyelik ekli biçimler olarak değil (*bir+im, *iki+im, *üç+üm, vb.), Onogur-Bulgar Türkçesine özgü olan eskicil +(I)m sıra sayı ekli biçimler olarak anlaşılması gerektiği ileri sürülmektedir (bírem < *bir+im ‘birinci’, íkem < *ikim < *ėki+m / *ėkki+m ‘ikinci’, öcsém < *üç+im ‘üçüncü’ vb.). Bu +(I)m sıra sayı ekinin kullanıldığı sayışmacaların “alçık, balçık sen çık” kalıbıyla kombinasyonu sonucunda ortaya çıkan farklı biçimlerin kronolojik tabakaları da çalışmanın sonunda bir şema halinde gösteriliyor. Kuman-Kıpçakçası yanında, Kazakça, Tatarca, Başkurtça ve hatta Türkçe Türkçesindeki kimi tekerleme ve sayışmacalarda da görülen ve aslında Bulgar Türkçesi kökenli olan birim, ikim gibi sıra sayılarının bu dillere nasıl geçtiğini anlamak için çalışmanın sonunda Kuman-Kıpçakların tarihine ve göçlerine de kısaca değinilmektedir.

Keywords: Kuman-Kıpçaklar, sayışmaca, sıra sayı eki, Bulgar Türkçesi sıra sayıları

About Europub

EuroPub is a comprehensive, multipurpose database covering scholarly literature, with indexed records from active, authoritative journals, and indexes articles from journals all over the world. The result is an exhaustive database that assists research in every field. Easy access to a vast database at one place, reduces searching and data reviewing time considerably and helps authors in preparing new articles to a great extent. EuroPub aims at increasing the visibility of open access scholarly journals, thereby promoting their increased usage and impact.