Karatay Sosyal Araştırmalar Dergisi

Karatay Sosyal Araştırmalar Dergisi

Basic info

  • Publisher: Faculty of Social Sciences and Humanities, KTO Karatay University
  • Country of publisher: turkey
  • Date added to EuroPub: 2020/Oct/21

Subject and more

  • LCC Subject Category: Social Sciences
  • Publisher's keywords: Social Research, Academic, National, Peer-reviewed Journal.
  • Language of fulltext: turkish, english, arabic
  • Time from submission to publication: 6 weeks

Publication charges

  • Article Processing Charges (APCs): No
  • Submission charges: No
  • Waiver policy for charges? No

Open access & licensing

  • Type of License:
  • License terms
  • Open Access Statement: Yes
  • Year open access content began: 2018
  • Does the author retain unrestricted copyright? False
  • Does the author retain publishing rights? False

Best practice polices

  • Permanent article identifier: None
  • Content digitally archived in: LOCKSS
  • Deposit policy registered in: None

This journal has '49' articles

TARİHÎ SÜREÇ İÇİNDE KONYA ŞEHRİNİN FİZİKİ GELİŞİMİ

TARİHÎ SÜREÇ İÇİNDE KONYA ŞEHRİNİN FİZİKİ GELİŞİMİ

Authors: Yusuf KÜÇÜKDAĞ, Caner ARABACI, M. Serhat YENİCE
Year: 2020, Volume: 1, Number: 5
(0 downloads)
Abstract

Konya, Anadolu’nun orta güney kısmında, geniş bir ovanın batısındaki Alaeddin Tepesi üzerinde kurulmuştur. Burada iskân, Frig döneminde (MÖ. VIII-VI. yüzyıllar arası) inşa edilen sur içinde başlamıştır. Malazgirt zaferinden (1071) kısa bir süre sonra Anadolu Selçuklularının eline geçmiş; bu devletin başkenti olmuştur. Sur içi dolunca iskân surun dışına taşmış; I. Alaeddin Keykubat (1220-1237) şehirde oturanların güvenliğini sağlamak için 1221’de dış kaleyi belli bir plan dâhilinde inşa ettirmiştir. Bu bölüm de dolunca kalenin kapıları dışında, değişik zamanlarda kurulan tekkelerin çevresine iskân taşmış; bu sahadaki genişleme, Karamanoğulları ile Osmanlı dönemlerinde de devam etmiş; yeni mahalleler oluşmuştur. Şehirde ilk çarşı-pazar, İç Kale’nin dışında, şimdiki Tahir Paşa Camii tarafında yer almış; burası yetersiz kalınca yenisi İplikçi Camii’nin çevresinde kurulmuştur. Karamanoğulları bu bölgede, Osmanlılar ise XVI. yüzyıldan sonra dış surun haricinde yeni ticari alanlar kurmuşlardır. Bu çarşı, genişleyerek XX. yüzyıl başlarına kadar aktivitesini sürdürmüştür. Alaeddin Tepesi dışındaki iskân alanında geniş meydanlar ve yeşil sahalar bulunuyordu. Şehirdeki evler, en fazla iki katlı ve bahçeli idi. Çevreyi kirleten imalathaneler, surların dışında, konutların uzağında kurulmuştu. Dış sur, bağ ve bahçelerle çevriliydi. Meram bölgesi şehirde oturanların bağlarıyla meşhur bir sayfiyesi idi. Demiryolu XIX. yüzyılın sonlarında gelince İstasyon ve çevresine doğru genişleyen şehir, Cumhuriyet döneminde âdeta yeniden yapılandı. Mevlâna Türbesi’nin önünden başlayıp İstanyon’a kadar ulaşan geniş bir cadde açıldı. Atatürk heykeli bu caddenin üzerine oluşturulan alanda dikildi. Şehirde modern anlamda planlı yapılanma 1946’da başladı. Bundan sonra Konya’nın fiziki gelişimi süratle devam etti. Sanayi alanları, iskân sahasının dışında yer aldı. Tarihî şehir merkezinin yoğunluğunu azaltmak için yeni semtler oluşturuldu. Kurulan üniversiteler bulundukları bölgelerde şehirleşmeyi derinden etkiledi. Bugün Konya, planlı yapılanmasıyla Türkiye’nin örnek bir şehri durumundadır. Bu makalede Anadolu Selçuklularından itibaren günümüze kadar Konya’nın şehir olarak yapılanması incelenecektir.

Keywords: Konya, Şehircilik, Çevre, İskân.
CUMHURİYET DÖNEMİNE KADAR KARAMAN ŞEHİRSEL YAPISININ DEĞİŞİM VE DÖNÜŞÜM SÜRECİ

CUMHURİYET DÖNEMİNE KADAR KARAMAN ŞEHİRSEL YAPISININ DEĞİŞİM VE DÖNÜŞÜM SÜRECİ

Authors: Hacı Mustafa ERAVCI
Year: 2020, Volume: 1, Number: 5
(0 downloads)
Abstract

Araştırmacılar tarafından şimdiye kadar Karaman şehir tarihine dair birçok çalışma yapılmıştır. Bunlar, daha ziyade tarihî verilere dayalı dönemsel şehrin sosyoekonomik ve kültürel envanterini çıkaran çalışmalaradır. Hâlbuki birçok disiplini kullanarak ortaya çıkacak olan şehir gelişim tarihi ve tarihsel süreçteki dönüşümü ortaya koyacak çalışmalar bulunmamaktadır. İşte bu çalışmada eski adı ile Lârende şimdiki adı ile Karaman şehrinin kuruluşundan Cumhuriyet tarihine kadar şehrin fiziksel gelişimi, bu fiziksel şekillenmeyi oluşturan ögeler, bunların dönemsel değişim ve dönüşümleri aydınlatılacaktır. Şehrin mekânsal gelişim ve dönüşümü aydınlatılırken bunu oluşturan paradigma ve parametreler üzerinde durulmuştur.

Keywords: Lârende, Karaman, Şehir.
KÖYDEN ŞEHRE: KARABÜK’ÜN KURULUŞU VE ŞEHİRLEŞME SÜRECİ

KÖYDEN ŞEHRE: KARABÜK’ÜN KURULUŞU VE ŞEHİRLEŞME SÜRECİ

Authors: Barış SARIKÖSE
Year: 2020, Volume: 1, Number: 5
(0 downloads)
Abstract

Osmanlı klasik döneminde şehirler genel olarak cami merkezli külliyeler etrafında gelişmiştir. Külliyelerdeki cami, medrese ve imaret gibi kurumlarda verilen hizmetlerin masraflarını karşılamak için kurulan vakıf dükkân ve iş yerleri aynı zamanda şehirlerin ekonomilerini önemli ölçüde geliştirmiştir. Avrupa şehirlerinde Antik dönemden itibaren tapınak, tiyatro, kale ve kiliseler şehirlerin gelişmesinde etkili olmuştur. Avrupa’da Coğrafî Keşiflerden sonra liman şehirler, Sanayi İnkılabı’ndan sonra sanayi merkezli şehirler ön plana çıkmıştır. Osmanlı Devleti’nde Tanzimat’tan sonra hükümet konaklarının merkezde olduğu şehir yapılanmaları ortaya çıkmıştır. Osmanlı döneminde sanayi ve fabrika merkezli şehirleşme görülmemiştir. Cumhuriyet’le birlikte sanayi merkezli şehirler Türkiye’de de kurulmaya başlanmıştır. Karabük Cumhuriyet döneminde sanayi merkezli ortaya çıkan bir şehirdir. Karabük Demir Çelik Fabrikası ve Karabük Üniversitesinin kurulması Karabük’ün şehirleşme sürecindeki iki önemli kırılma noktasıdır. Bu çalışmada Karabük’ün geçirmiş olduğu şehirleşme süreci değerlendirilecektir.

Keywords: Karabük, Sanayileşme, Demir Çelik Fabrikası, Eğitim, Şehirleşme.
GEZGİNLERİN GÖZÜNDEN GRAVÜRLERE YANSIYAN XVIII VE XIX. YÜZYIL İSTANBUL ŞEHİR YAPILARI VE GÜNÜMÜZ KARŞILAŞTIRMASI

GEZGİNLERİN GÖZÜNDEN GRAVÜRLERE YANSIYAN XVIII VE XIX. YÜZYIL İSTANBUL ŞEHİR YAPILARI VE GÜNÜMÜZ KARŞILAŞTIRMASI

Authors: M. Murat ÖNTUĞ, Mehtap SOYSAL
Year: 2020, Volume: 1, Number: 5
(0 downloads)
Abstract

Bizans ve Osmanlı Devleti’nin başkentliğini yapan İstanbul her dönemde olduğu gibi XVIII. ve XIX. yüzyıllarda da birçok gezgin, diplomat, tüccar ve sanatçının uğrak yeri olmuştur. Garp ve şark arasında kültürel bir köprü özelliği taşıyan İstanbul her çağda tehlikeli ve uzun süren yolculukları göze alan gezginleri kendine çekmiştir. Gezginlerin doğunun büyüsüne kapılıp çıktıkları yolda kaleme aldıkları seyahatnameler sosyal bilimler alanının birçok bölümünde başvurulan birinci elden aktarılan kaynaklardır. Seyahatnamelerde gidilen yerlerin metinsel anlatımının yanı sıra görsel olarak sivil, askerî, dinî yapılar ve sosyal hayatta gravürlerde yerini almıştır. Birçoğu görülmeden yazarın tasvirine ve sanatçının imgesine bırakılan gravürler, sosyal hayat ve mimari yapıları Avrupa kültür çerçevesi ve günümüzle karşılaştırılmasına olanak sağlar. Osmanlı Devleti’nin büyümesiyle kaleme alınan seyahatnamelerin içerikleri her dönemde değişmiştir. İlk başlarda ticarî ya da askerî amaçlı İstanbul’da bulunan ya da yol güzergâhı olarak geçenlerin aktarımlarından oluşan notlar zamanla ilgi odağı olan Osmanlı Devleti’nin sosyo-ekonomik, sosyo-kültürel ve mimari yapıları olarak kaleme alınmaya başlanmıştır. Bu makalenin amacı Doğu ve Batı’nın kültürel anlamda izlerini taşıyan gravürlerde Osmanlı yapısının nasıl incelendiğini ve gezginlerin gözünden İstanbul’un dönemsel özelliklerini gösterebilmektir. Ayrıca gravürlere yansıyan mimari yapıların günümüzdeki hâli ile karşılaştırılması ve geçmişten günümüze kalan yapılara günümüz perspektifinden ışık tutmaktır. Bu bağlamda İstanbul’a gelen gezginlerin günümüze ulaşmış ya da ulaşamamış yapıların farklı gezginlerin gözünden görmeyi ve zaman serüvenlerine tanıklık etme fırsatı bulacağız.

Keywords: Gravür, Seyahatnameler, Kent Yapıları, İstanbul.
DOĞU-BATI ETKİLEŞİMİNDE ENDÜLÜS EMEVÎ DEVLETİ’NİN İDARİ YAPISININ GELİŞİM SÜRECİ

DOĞU-BATI ETKİLEŞİMİNDE ENDÜLÜS EMEVÎ DEVLETİ’NİN İDARİ YAPISININ GELİŞİM SÜRECİ

Authors: Orhun KÜSKÜ
Year: 2020, Volume: 1, Number: 5
(1 downloads)
Abstract

Orta Çağ tarihinin en önemli oluşumlarından biri olan, İberya Yarımadası’nda kurulmuş Endülüs Emevî Devleti, yaklaşık üç asır boyunca gerek siyasi gerekse de kültürel anlamda döneminin önde gelen etkin güçlerinden birini teşkil etmiştir. İslam tarihinde olduğu kadar Dünya tarihinde de önemli bir yer kaplayan Endülüs Emevîleri sadece kültürel sahada gösterdikleri başarıları ile değil aynı zamanda idari açıdan da sergiledikleri tutum ile Endülüs Medeniyeti’ni oluşturmaya muvaffak olmuşlardır. Zira Endülüs toplumunun sahip olduğu etnik ve dinî zenginlik üst düzey bir yönetim mekanizması gerektiriyordu. Bundan dolayı, Doğu’daki köklerinden inşa ettikleri yepyeni bir devlet organizasyonunu zaman içerisinde geliştirerek toplumun ve dünya siyasetinin ihtiyaçlarını karşılayabilecek düzeye getirmişlerdir. Öyle ki, saltanatları süresince ortaya koydukları kazanımlar bu topraklardan çekilmek zorunda bırakıldıklarında Batı Hristiyan dünyası tarafından hayretle karşılanmış ve kendi devlet işlerinde Endülüs’e ait kurumları kullanma yoluna sevk etmiştir. Endülüs Emevîleri bir noktada Doğu İslam yurdu ile Batı Hristiyan dünyası arasında “Medeniyet Köprüsü” vazifesi görmüştür.

Keywords: Endülüs, Doğu-Batı, İdari Teşkilat.
TÜRKİYE SELÇUKLULARI ZAMANINDA DENİZCİLİK FAALİYETLERİ VE DENİZ TİCARİ ANTLAŞMALARI

TÜRKİYE SELÇUKLULARI ZAMANINDA DENİZCİLİK FAALİYETLERİ VE DENİZ TİCARİ ANTLAŞMALARI

Authors: Adnan AKGÜN
Year: 2020, Volume: 1, Number: 5
(0 downloads)
Abstract

Dünya coğrafyasında, ülkelerin coğrafi yapıları ve stratejik konumlarına göre şekillenen “Denizcilik Faaliyetleri”, bir kısım eski medeniyetler tarafından öteden beri sürdürülegelmiştir. Aslında denizci devlet olmayı veya olabilmeyi sağlayan en önemli faktör, ülkenin denize göre konumu veya denize olan mahkûmiyetidir. Anadolu da binlerce yıllık tarihi boyunca üzerinde kurulan çok sayıdaki medeniyete denizci olma imkânı sağlayan önemli bir kara parçası olagelmiştir. Oğuz Türklerinin Orta Asya’dan Anadolu’ya göç etmeleri ile birlikte Türkler denizlerle ilk kez tanışarak açık denizlere doğru yelken açmaya ve karşılarına çıkan bu uçsuz bucaksız mavi suların gizemli dünyasını keşfetmeye başlamışlardır. Böylece köklü bir tarihî miras ve geleneğe sahip Türk denizciliği de ilk filizlerini vermeye başlamıştır. Bu çalışmada Türkiye Selçuklularının Anadolu’ya gelmelerinden sonra denizlere hâkim olma çabalarına, karasal bölgelerden gelmelerinden dolayı denizlerde tecrübesiz olan Türklerin nasıl Avrupa devletleriyle mücadele edebilecek seviyeye geldiklerine değineceğiz.

Keywords: Türkiye Selçuklu Devleti, Denizcilik Faaliyetleri, Ticari Antlaşmalar.
COVID-19 PANDEMİSİ DÖNEMİNDE İİBF VE SBBF ÖĞRENCİLERİNİN UZAKTAN EĞİTİM HAKKINDAKİ DEĞERLENDİRMELERİ

COVID-19 PANDEMİSİ DÖNEMİNDE İİBF VE SBBF ÖĞRENCİLERİNİN UZAKTAN EĞİTİM HAKKINDAKİ DEĞERLENDİRMELERİ

Authors: Bilge AFŞAR, Birol BÜYÜKDOĞAN
Year: 2020, Volume: 1, Number: 5
(0 downloads)
Abstract

Geçmiş yıllarda da bir öğretim türü olarak uygulanan uzaktan eğitim, Covid-19 salgınının tüm dünyada etkisini göstermesiyle birlikte daha önemli hâle gelmiştir. Bu öneme istinaden çalışmanın amacı, lisans öğrencilerinin Covid-19 sürecinde uzaktan eğitimle ilgili öz yeterliliklerini ve uzaktan eğitim sistemine olan bakış açılarını tespit etmektir. Çalışma 2020 Temmuz ayında İİBF ve SBBF öğrencilerinin katılımıyla yapılmıştır. Çalışma için etik kurul izni alınmıştır. Nicel bir çalışma olup veri toplama tekniği olarak anket kullanılmıştır. Her iki fakültedeki tüm öğrencilere anket gönderilmiş, geri dönüş yapan 432 öğrenci anketi analize tabi tutulmuştur. Araştırmanın öne çıkan sonuçları ise şu şekildedir: Öğrencilerin büyük çoğunluğu kendi bilgisayarları ile her gün dersleri takip etmiştir. Ankete katılan öğrencilerin yarısı öğretim yöntemi olarak uzaktan eğitimi tercih etmektedir. Uzaktan eğitim sürecinde öğrencilerin en çok sıkıntı yaşadığı konu teknik konular olmuş ve buna rağmen uzaktan eğitim sistem ve uygulamalarını kolay ve verimli bulmuşlardır. Ayrıca öğrenciler uzaktan eğitimin internet üzerinde araştırma yeteneklerini geliştirdiğini ve bu süreçte zamanlarını daha iyi kullandıklarını belirtmişlerdir.

Keywords: Covid-19 Pandemisi, Uzaktan Eğitim, Üniversite Öğrencileri.
COVID-19 PANDEMİ SÜRECİNDE AİLEDE RUH SAĞLIĞI

COVID-19 PANDEMİ SÜRECİNDE AİLEDE RUH SAĞLIĞI

Authors: Zeliha KOÇAK, Hatice HARMANCI
Year: 2020, Volume: 1, Number: 5
(0 downloads)
Abstract

Çin’de 2019 yılının sonlarında başlayan ve tüm dünyaya yayılan koronavirüs enfeksiyonu, Dünya Sağlık Örgütü tarafından pandemi olarak tanımlanmıştır. İçinde bulunduğumuz COVID-19 pandemi sürecinde, halk sağlığını koruyabilmek için hükümetlerce uygulanan, sokağa çıkma yasağı, sosyal mesafe kuralı, sosyal izolasyon, karantina, seyahat kısıtlamaları, çalışma saatlerinde esneklik, uzaktan eğitim ve evden çalışma uygulaması hayatımızda değişiklere sebep olmuştur. Alışkın olduğumuz hayat akışının pandemi sürecinde farklılaşmasıyla birlikte, bireylerin ve ailelerin ruh sağlığı etkilenmiştir. Karantina ve sosyal izolasyon süresi uzadıkça kaygı bozuklukları öncelikli olmak üzere, depresyon, akut stres bozukluğu, travma sonrası stres bozukluğu, somatik belirtili bozuklukların daha sık görülmesi söz konusu olabilir. Bu araştırmanın amacı pandemi sürecinin aile ruh sağlığına etkisinin araştırılmasıdır. Araştırmada geriye dönük literatür bilgileri taranmıştır ve son olarak COVID-19 pandemi sürecini ailede ruh sağlığı özelinde ilgili literatürde araştırırken, önceki pandemiler ve pandemiye karşı verilen ruhsal tepkilerin de incelenmesi, pandemilerin bireysel, aile içi ve toplumsal etkilerini anlayabilmek ve öngörebilmek adına yararlı olacağı düşünülmüştür.

Keywords: Ailede Ruh Sağlığı, COVID-19, Pandemi.
SANAL GERÇEKLİK VE PSİKOTERAPİDE KULLANIMI

SANAL GERÇEKLİK VE PSİKOTERAPİDE KULLANIMI

Authors: Seher AKDENİZ, Zeynep AHÇI, Semih YUMUŞAK
Year: 2020, Volume: 1, Number: 4
(0 downloads)
Abstract

Sanal Gerçeklik Terapileri psikoterapide özellikle fobiler olmak üzere pek çok rahatsızlığın tedavisi için son yıllarda etkili bir yöntem olarak kullanılmaya başlanmıştır. Bu yöntemle danışanların duyarsızlaşması gerçekleşene kadar bilgisayar tarafından oluşturulan kontrollü bir ortamda korkuları ile terapist eşliğinde sistematik bir şekilde yüzleştirilmeleri sağlanır. Klinik psikolojinin geleceğinin bir parçası olarak görüldüğü için sağlık profesyonelleri tarafından geniş bir şekilde tanımlanması önem arz etmektedir. Bu araştırmada sanal gerçeklik teknolojileri ve kullanım alanları tanımlandıktan sonra psikoterapi kapsamındaki mevcut sanal gerçeklik uygulamaları gözden geçirilmiş, son olarak sanal gerçeklik uygulamalarının sınırlılıkları ve geleceği tartışılmıştır.

Keywords: Sanal Gerçeklik, Sanal Gerçeklik Terapisi, Psikoterapi.
İSLAMİ FEMİNİZM VE TÜRKİYE’DEKİ YANSIMALARI

İSLAMİ FEMİNİZM VE TÜRKİYE’DEKİ YANSIMALARI

Authors: Şerife ALTIPARMAK, Hatice BUDAK
Year: 2020, Volume: 1, Number: 4
(0 downloads)
Abstract

Batı’da Rönesans ve Reformun zihinsel mirası üzerine inşa edilen 18. yüzyıl Aydınlanma felsefesinin “birey” anlayışının bir uzantısı olarak şekillenen feminizm, ataerkil toplumsal yapı ve siyasal sistemin sebep olduğu erkek-kadın arasındaki eşitsizliği “doğal haklar” dairesinde ele alıp kamusal ve özel alanda kadın madunluğunun giderilmesini amaçlamıştır. Aydınlanma felsefesinin rasyonelleşme, sekülerleşme, bireyselleşme ideallerine müteakip dünyevi-laik bir karakterde gelişen feminizm kendi coğrafyasından farklı coğrafyalara da aynı hüviyetle yayılma eğiliminde olmuştur. Kadın olgusunu Batılılaşma projesi içinde değerlendiren birçok Batı dışı toplumda, feminist söylem ile yerel motiflerin uyumsuzluğunun yarattığı handikap bu toplumlarda eleştirel bir sorgulama sürecini başlatmıştır. 20. yüzyılın sonlarına doğru İslam toplumlarında bir kesim aydın kadının, Müslüman kadının sosyal konumunu yerleşik geleneksel kodlar ve İslam’ın ilkeleri nezdinde sorgulamaya başlamaları “İslami feminizm” şeklinde kavramlaştırılmıştır. İslami feminizm kavramı, İslam coğrafyasında birtakım tartışmalara ve görüş ayrılıklarına da sebep olmuştur. Genel anlamda İslami feminizm, İslam’ın kadına, kadın-erkek ilişkilerine, evlilik-aileye dair temel hükümlerinin patriarkal zihniyetle çarpıtılmış yorumlarına ve geleneksel kalıplarına alınmış sorgulayıcı bir tavır ve asli kaynakları hatırlatma çabası olarak değerlendirilebilir. Bu genel değerlendirmenin ötesinde İslami feminizm olarak kavramlaştırılan hareketin, Batı kökenli feminizm ile olan geçmişi İslam toplumlarında kadın olgusunun oryantalist bir dil ile ele alınmasına sebep olduğu da aşikârdır. İslami feminizmin İslam ülkelerinde gelişim sürecinin farklı tezahür etmesi, işaret edilen sorunların ve taleplerin çeşitliliği birtakım bölünmelere sebebiyet vermişse de sadece Müslüman kadınlar için değil bütün kadınlar için ortak bir söylemin oluşturulması kadim bir medeniyetin ulvi sorumluluğudur.

Keywords: Feminizm, İslami Feminizm, Türkiye’de İslami Feminizm.
ERKEK GİRİŞİMCİLERİN KADIN GİRİŞİMCİLERE BAKIŞ AÇISI: “KONYA İLİ ÖRNEĞİ”

ERKEK GİRİŞİMCİLERİN KADIN GİRİŞİMCİLERE BAKIŞ AÇISI: “KONYA İLİ ÖRNEĞİ”

Authors: Tülin GÖKÇİL, Bilge AFŞAR
Year: 2020, Volume: 1, Number: 4
(0 downloads)
Abstract

Ülkelerin teşvik politikaları, ekonomik hareketliliği ve istikrarı sağlamak için geçmişten günümüze kadar sürekli var olmuştur. Teşvik politikaları, temel anlamda üretimi arttırmak, mevcut üretimde yeniliği sağlamak ve girişimciliğe teşvik etmek amacı ile değerlendirilmektedir. Ülkelerin kalkınmasında, refah seviyelerinin artmasında ve sosyoekonomik olarak ilerlemesinde girişimcilik önemli bir faktördür. Girişimciler dünyada kadın girişimci ve erkek girişimci olarak tanımlanmaktadır. Bu tanımlama ülkelerin toplumsal, kültürel, tarihî ve endüstriyel geçmişlerine bağlı olarak farklılıklar göstermektedir. Ayrıca zaman zaman cinsiyete yönelik sürdürülen ayrımcılık sosyokültürel olarak verilen teşviklerde de farklılık göstermektedir. Bu doğrultuda çalışmanın esas amacı, Konya’da erkek girişimcilerin kadın girişimcilere olan bakış açısını değerlendirmektir. Araştırmaya, Konya ilinde faaliyet gösteren 145 erkek girişimci dâhil edilerek anket sorularıyla girişimcilerin görüşleri toplanmıştır. Verilerin değerlendirilmesinde ve analiz edilmesinde IBM SPSS (Statistical Packet for Social Sciences) programı kullanılmıştır. Araştırmaya katılan girişimcilerin vermiş oldukları cevaplar neticesinde, kadın girişimcilere verilen devlet desteğinin yeterlilik düzeyi ve kadın girişimcilerin girişimlerinden önce tecrübe sahibi olmaları gerektiği algısında erkek girişimcilerin yaşlarının etkili bir faktör olduğu tespit edilmiştir. Ayrıca erkek girişimcilerin kadın girişimcilere yönelik bakış açışı bulguları değerlendirildiğinde yaş ve eğitim durumunun farklılık yarattığı tespit edilmiştir.

Keywords: Girişimcilik, Kadın Girişimci, Ekonomi, Erkek Girişimci, Girişimcilikte Cinsiyet.
İBN HALDÛN’UN TARİH FELSEFESİ VE TÜRK TARİHÇİLİĞİNE YANSIMALARI

İBN HALDÛN’UN TARİH FELSEFESİ VE TÜRK TARİHÇİLİĞİNE YANSIMALARI

Authors: Yunus GÜLER
Year: 2020, Volume: 1, Number: 4
(0 downloads)
Abstract

İnsanlığın var olduğu andan itibaren, insanı ilgilendiren her olay tarihin konusu olmuştur. İnsanlar bir müddet sonra bu olayları nakletme ihtiyacı hissetmişlerdir. Herodotos ile başlayan tarih yazıcılığında, bilimsellikten uzak bir üslupla, olaylar anlatılırken hikâye tarzı benimsenmiştir. İbn Haldûn’un Mukaddime adlı eserindeki tarihsel olayları anlatırken kullandığı “neden ve nasıl” soruları ise bilimsel tarih anlayışının temelini oluşturmaktadır. Tarihin toplumlar için öneminden bahseden İbn Haldûn, daha sonraki çağlara da ışık tutmuştur. Bilimsel perspektifle ele alınan tarih anlayışında, toplumları dizayn etmede ve geleceğe ışık tutma noktasında Haldûn’un “neden ve nasıl” soruları önemli bir ivme yakalamıştır. Sadece Arap, Türk ve Mağrip ülkelerine değil, Avrupa’ya da örnek olan İbn Haldûn, tarih biliminin babası olarak nitelendirilmiştir. Bu çalışmada Haldûn’un tarihe bakış açısını inceleyerek Türk tarihçiliğine katkısına değineceğiz.

Keywords: Tarih, Felsefe, İbn Haldûn.
KARADAĞ MÜSLÜMANLARININ TÜRKİYE CUMHURİYETİ’NE GÖÇÜ

KARADAĞ MÜSLÜMANLARININ TÜRKİYE CUMHURİYETİ’NE GÖÇÜ

Authors: Cemile TEKİN
Year: 2020, Volume: 1, Number: 4
(0 downloads)
Abstract

Berlin Kongresi’nden (1878) sonra Osmanlı Devleti’nden kopan Rumeli topraklarından başlayan Müslümanların Anadolu’ya zorunlu göçlerinin en önemli sebepleri; savaşlar, katliamlar, saldırılar, yağmalar, baskılar ve zorla özümlemeler, daha doğrusu cana, mala, namusa, dinî veya millî kimliğe tecavüzlerdir. Bahsedilen nedenlerden dolayı göç hareketlerinin yaşandığı yerlerden biri de Karadağ’dır. Eski Yugoslavya Krallığı’nın bir parçası olan Karadağ’dan Anadolu istikametinde ilk Müslüman göç dalgası, “93 Harbi” olarak isimlendirilen 1877-1878 Osmanlı-Rus savaşıyla meydana gelmiştir. Ardından Balkan Savaşı’yla devam etmiş ve I. Dünya Savaşı’ndan sonra kurulan Sırp-Hırvat-Sloven Krallığı döneminde yaşanan korkunç Şahoviçi Katliamından sonra ise hızlı ve kitlesel olarak göç gerçekleşmiştir. Karadağ’dan Anadolu’ya göç dalgaları çoğalarak 1960’lara kadar sürmüştür. Özellikle Şahoviçi Katliamından sonra yapılan göçlerde anlaşmalı olarak göç eden göçmenlere konuksever Türk halkı, kendileri bir sürü maddi sıkıntılar çektikleri hâlde tüm imkânlarını seferber etmişlerdir. Karadağ’da büyük problemler içinde yaşayan Müslüman halk, 1925 tarihinde Türkiye’ye göçtüklerinde uyum sorunu ile karşılaşmışlar; bilhassa dil ve gelenek mevzuunda bir süre değişik biçimlerde davranmışlardır. Zamanla uyum sağlayan Karadağ göçmenleri, bugün yerli insanlarından daha güzel imkânlar içinde bulunduklarından dolayı rahat bir yaşam sürdürmektedirler.

Keywords: Karadağ, Şahoviçi Katliamı, Karadağ Göçmenleri.
ENDÜLÜS EDEBİYATI VE ARAP ŞİİRİNDE GAZEL

ENDÜLÜS EDEBİYATI VE ARAP ŞİİRİNDE GAZEL

Authors: Abdülfettah AKİN
Year: 2020, Volume: 1, Number: 4
(0 downloads)
Abstract

Yaklaşık sekiz asır boyunca varlığını koruyan, medeniyet ve kültürde çığır açan En-dülüs Devleti, edebiyat ve şiirde sadece Avrupa kıtasına değil yedi kıtaya birden örnek olmuştur. Bu çalışmada genel olarak edebiyat ve şiirin, özelde ise gazel şiirinin dö-nemlere göre gelişim aşamaları, ortaya çıkma sebepleri ve etkenleri incelenmiştir. Ay-rıca Araplar açısından yeni bir dünya ve doğasıyla yeryüzü cenneti olarak adlandırılan Endülüs Devleti’nin kuruluşundan yıkılışına kadar yaşadığı kriz ve kargaşalara rağ-men şiirde ortaya çıkan yenilikler ve bu yeniliklerin şairler ve şiirlerindeki etkileri incelenmeye çalışılmıştır. Endülüs coğrafyasının doğal güzelliğinden kaynaklanan ve şiire yansıyan tabiat tas-viri ve medh konuları Endülüs dönemi şiirinde en önemli yeniliklerden biri olarak savunulmuştur. Ancak çalışmamızda insanın doğasında mevcut olan aşk ve sevginin de şairler nazarında söz konusu doğa harikası coğrafya kadar etkili olduğu gözlem-lenmiştir. Bu bağlamda doğu edebiyatı ve klasik Arap edebiyatı ile kıyaslanarak gazel şiirindeki değişimler Endülüs döneminin önde gelen şairlerin şiir örnekleriyle birlikte incelenmiştir.

Keywords: Endülüs, Arap Edebiyatı, Şiir, Gazel.
لَفْظُ الجَلَالةِ دِرَاسَةٌ لُغَويَّةٌ

لَفْظُ الجَلَالةِ دِرَاسَةٌ لُغَويَّةٌ

Authors: Ramazan SÖNMEZ
Year: 2020, Volume: 1, Number: 4
(0 downloads)
Abstract

يتناول البحث دراسة أصل لفظ الجلالة واشتقاقه، وبيان آراء أصحاب اللغة في أصله، ومعناه وما يتصل به من خلال دراسة لغوية، كما بيَّنت الدراسة الفرق بين لفظ الجلالة وبين الإله وتوصلتْ الدراسةُ إلى أنّ "الله" علَم لا يُطلق على غيره تعالى. و"إله" اسم جنس يطلق عليه وعلى غيره، وأنّ لفظ الجلالة لا يُثنى ولا يُجمع ولا يقبل التصغير ولا يصحُّ في حق الله ذلك تعظيمًا له. ولا يقع مضافًا؛ فلفظ الجلالة "الله" غير مفتقر إلى ذلك كلّه وجميع الخلق مفتقرون إليه. إذ هو الصمد المقصود في الحوائج.

Keywords: لفظ- الجلالة – لغوية.

About Europub

EuroPub is a comprehensive, multipurpose database covering scholarly literature, with indexed records from active, authoritative journals, and indexes articles from journals all over the world. The result is an exhaustive database that assists research in every field. Easy access to a vast database at one place, reduces searching and data reviewing time considerably and helps authors in preparing new articles to a great extent. EuroPub aims at increasing the visibility of open access scholarly journals, thereby promoting their increased usage and impact.